Orhun Veli BATU
orhunveli@hotmail.com

TÜM YAZILARI

AFRİN VE AYDINLAR PARADİGMASI 

Uzunca bir süredir, yazı köşeme küsmüş gibiydim. Elime kalemi almak istemiyordum. Üzerimdeki ölü toprağını atmama; TSK’nin 20 Ocak 2018 günü yapmış olduğu Afrin çıkartması ve bazı aydınların bu konudaki örtülü muhalefeti neden oldu. Cılızda olsa “ Savaşa Hayır!” gibi muhalif söylemleri ve her milli meselede ortaya çıkan, tuzu kuru bazı imzacı aydınları, hangi sosyolojik ve felsefi bir yaklaşımla ele alacağımı inanın ben de bilmiyorum. 

Elbette; yeryüzünde hiç savaşlar olmasın, kimsenin canı yanmasın, dünya barışla ve sevgiyle dolsun. Bütün savaşlara, açlığa, zulme birlikte karşı koyalım. Bunda ne beis olabilir ki? Ama “Hiç savaş olmasın,” yaklaşımını; kayıtsız şartsız ve her durumda sergilemek ne kadar mümkündür? Bu bir ütopyadan öteye gitmeyen bir söylem değil de nedir? Bazen de barışı korumak için, zulme dur demek için, milli güvenliğini olası tehlikelerden ve tehditlerden korumak için, meşru müdafaa hakkını kullanmak bir devletin en doğal hakkı değil midir? 

Özellikle ABD gibi, emperyalist güçlerin Ortadoğu’yu ne hale getirdiği ortadadır. Onların amaçları; kontrol etmesi güç olan devletleri; etnik ve mezhep temelli ayrıştırarak, İsrail benzeri küçük jandarma devletçikleri kurmaktır. Suriye’de, Irak’ta, İran’da ve Türkiye’de yapılmak istenende budur. Yoksa Kürtler, emperyalist güçlerin umurlarında bile olmaz.  

Sınırlarımızda, ABD’nin desteğiyle tampon bölgeler oluşturan PKK/PYD/YPG’li grupların yaptığı; bir Kürt hareketi değildir. O bölgede yaşayan; özellikle Kürtlere, Araplara ve Türkmenlere büyük baskılar kuran, zulmeden terör yapılanmalarıdır. Taşeron terörist gruplardır. O bölgede Kürtler, Türkler, Araplar yüzyıllardır kardeşçe yaşamışlardır. PKK/PYD/YPG terör gruplarının bölge halkından destek görmemeleri bu yüzdendir. Bu kardeşlik hukukudur. Tüm bunları görmek ve bilmek için aydın olmak gerekmiyor. 

Peki, Türkiye’nin yaptığı nedir? 

Türkiye, herhangi bir ülkeye savaş ilan etmiş değildir. Tek yaptığı, ulusal güvenliğini, sınır güvenliğini tehdit eden terör gruplarıyla mücadele ediyor olmasıdır. Aslında bir bakıma onların arkasındaki emperyalist güçlerle de mücadele ediyor. Bu anlamda, yaptığı takdire şayandır. Hepimiz emperyalizme karşı değil miyiz(?)   

İçinde Kürt, Arap, yaklaşık 3,5 milyon Suriyeliyle ekmeğini paylaşan Türkiye’dir. ABD ya da Avrupa ülkeleri değildir. Afrika’da, Myanmar da, Bosna da, Filistin de; ne kadar mazlum millet varsa onların yanında hep Türkiye’yi görüyorum. İnsani ve vicdani duyarlılığı yüksek olan böyle bir devlet için, böyle bir millet için, Suriye de sanki insanlık suçu işliyormuş gibi, algı yaratılması ne kadar doğrudur? Türkiye de ‘aydın’ olma kavramı, bu kadar ayaklar altına alınabilir mi?   

Bizim bazı aydınlarımızın/ entelektüellerimizin sorunu şu: Bir milli dava güdülürken meselelere, iktidardaki partinin siyasi kimliğiyle, kendi siyasal kimliklerinin ne kadar uyuştuğuna daha çok dikkat ediyorlar. Bu sığ anlayıştan kendilerini maalesef bir türlü kurtaramıyorlar. İktidardaki partilerle kavga sandıkta yapılır. Milli meselelerle, iç siyasi kavgaları birbirinden ayırmak gerekir. Artan benzin fiyatlarını, tarım ve hayvancılığın geldiği durumu, artan vergileri, eğitimi, sağlığı; tüm bunları tartışalım, muhalefetini birlikte yapalım; sandıkta da gereğini birlikte yerine getirelim. Ancak, konu vatansa; Mehmetçikse, ora da dur kardeşim! Hepimizin, ‘Amasız, fakatsız’ istinasız bir şekilde, birlik içinde olacağımız yegane kavram ‘VATANDIR.’    

Türkiye’nin terörle mücadelede ki kararlığı; uluslar arası diplomaside de kendisini göstermelidir. Uluslar arası basın ve medya kuruluşları, Sivil Toplum Örgütleri, Avrupa’daki Türk lobileri, işadamlarımız; terörle mücadeledeki haklılığımızı, gerçekçi bir yaklaşımla tüm dünyaya anlatmalıdırlar. Maalesef günümüz de, algı yönetimi diye bir kavram çıktı. Cephede kazanılan mücadeleler; bazen masada kaybedilebiliyor. Bu yüzden hem içeride, hem dışarıda algı yönetimini çok iyi kurmak gerekiyor. Doğruları, tüm şeffaflığı içerisinde tüm dünyaya anlatmak gerekiyor.   

Kimi sanatçı ve entelektüellerimiz müsterih olsun; Türkler gittikleri yerlere barış ve huzur götürürler, adalet götürürler. Tüm kalbimizle Mehmetçiğimizin yanındayız… Sevgiyle kalın…06.02.2018 

Orhun Veli BATU