Hasan ŞİMŞEK
info@ermenekgundem.com

TÜM YAZILARI

YAŞAT MANAV’IN BEKLENMEDİK ÖLÜMÜ! ( 1937-2015 )

Hüseyin Yaşat MANAV, o bir Ermenekli, ünlü bir mimar. Mut’ta doğduğu için Mutlu da diyebiliriz. Mersin’de iş hayatına başladığı için kendini Mersinli olarak da tanımlar. Orta ve liseyi Konya’da okuduğu için aynı zamanda kendini Konyalı olarak da hisseder. 1972’de İstanbul’a geldiği için İstanbullu da diyebiliriz. Bana ölüm haberini kökü  Büyükkarapınar Köyü’nden olan  üst düzey  bir yönetici emeklisi olan Mersinli  Özaydın YALÇIN  haber verdi.  Hüseyin Yaşat MANAV’ın ölüm haberini aldığım saatte Konya –Bozkır’da kayınpederimin defni ile ilgili çalışma yapıyorduk. Çok arzu ettiğim hâlde H. Yaşat MANAV’ın  cenaze törenine katılıp son görevimizi yapma imkânımız olmadı.

Hüseyin Yaşat MANAV 17 Mayıs 1937 yılında Mut’ta doğdu. Babası Ali Manav Mut’ta tanınmış bir tüccardır. Annesi Zehra Hanım ise Hacı Metinler sülalesindendir. Annesi de babası da Ermeneklidir. İlkokulu  Mut’ta, orta ve liseyi ise Konya lisesinde okur. Altı yıllık okul yaşamında okulun pansiyonunda kalır. 1956 yılında Konya Lisesi’nde mezun olur. Yüksek öğrenimini İstanbul Teknik Üniversite’de yapar ve 1960 yılında okuldan mimar olarak mezun olur.

Stajını Konya’da sonradan profesör dekan  olan Mimar Hulusi GÜNGÖR’ün yanında yapar. Onunla olan dostluğu ölünceye kadar devam eder.

H. Yaşat MANAV, Babası Mut’ta  oturduğu için iş hayatına Mersin’de başlar. Bir bale öğretmeni olan Bilsev Hanım ile Mersin’de evlenir ve üç   evlat sahibi olurlar.

Mimar H. Yaşat MANAV, mimari alanda Mersin’de ilklerin adamdır. Onun adını taşıyan Yaşat Otobüs Durağı  onun Mersin kentinde yaptığı işlerin başarısının onurlu bir belgesidir. Yine mimari alanda büyük bir başarı olan Yaşat İş Hanı onun eseridir. Türkiye’de ilk defa yürüyen merdiveni binalarda kullanan odur. O Mersin’de ünlü bir mimar olmuştur, artık oraya sığamaz. Büyük projelerin adamıdır, hayal gücü çok zengindir. Kafasındaki projeleri hayata geçirmek için 1972 yılında İstanbul’a gelir. KORUKENT  mimari alanda ilkleri barındıran mahalle gibi büyük bir yapı topluluğu onun hayata geçirdiği büyük, büyük olduğu kadar ünlülere hitap eden bir eseridir. KORUKENT’te  kültür, sanat, spor alanlarını iç içedir. Doğal doku bozulmadan, yeşil alanlar kıyılmadan ağaçlar arasında hayata geçirilmiş zamanına göre devasa bir projedir. O, kültürü, sanatı,sporu ve doğayı mimarı ile bütünleştiren sosyal yönü ideal dinelecek kadar kuvvetli bir mimardı.

Ben Yaşat MANAV’ı ERÇEV kurulduktan birkaç yıl sonra tanıdım. Bizim etkinliklerimize ve umumi toplantılarımıza isteyerek katılırdı. Sosyal etkinliği geniş bir yelpazede dağılmış olan rahmetli Yaşat MANAV, çalışmalarımızda ve etkinliklerimizde bize hep pozitif enerji verdiği gibi aynı zamanda burs verme konusunda da ilk başlarda hep yer aldı. O yalnız ERÇEV’de değil, Mersinliler Derneği’nde Karamanlılar ve Konyalılar Vakfı’nda hep o vardır. Yardım severlilikte öğrencilere burs verme konusunda hep ilk sıralarda yer almış değerli bir aydın kişi idi.

İstanbul’a gelince Hürriyet gazetesinin 19 temmuz 2015 tarihli sayısında Darülaceze Vakfı’nın da kurcu ve bağışçı üyesi olduğunu öğrendim. Bir dönem yönetim kurulu üyeliği de yapmış.

Her yıl KORUKENT denilen büyük mekânda Konya Liselilere yemek verir öğretmen ve öğrencileri bir arada buluşturmanın mutluluğunu yaşardı. ERÇEV  davetlerinin dışında yapılan bu yemekli ve BOĞAZ gezili yemeklerine bir iki defa ben de bulundum. Liseli arkadaşları içinde çok sayıda Profesör, General ve başaralı iş adamları ve siyasiler vardı. Paylaşmayı, misafirperverliği çok severdi. Yüzünde gülücükler hiç eksik olmazdı. Kompleksi olmayan, öz güveni yüksek bir kişilik yapısı vardı. Bir yıl önce çok yakın bir arkadaş grubu ile beni de tekne gezisine Bodrum’a davet edeceğini söylemişti. Bu projeyi  gerçekleştirmesi  kısmet olmadı.

ERÇEV ile olan ilişkilerini Yeşil Ermenek’te ve ERÇEV’in haber bülteni olan “Ermenek Vakfı’nın Sesi “ bülteninde yazmıştım. ERÇEV’e maddi ve manevi büyük katkıları oldu. Genel kurullarına katılmayı bir ödev saydı. Üyeleri çalışmalarda teşvik etti. Son yolculuğunda, bayram tatili olması nedeni ile ona görevimizi yeterli ölçüde yapamadığımızın üzüntüsünü yaşıyoruz.

Sonuç olarak, Konya, Karaman ve Mersin vakıf ve dernekleri yardımsever bir üyesini kaybetti. Umarım onun hayatta yardım kurumlarına gösterdiği ilgiyi bundan sonra onu çeşitli yönleriyle anarak adı geçen kurumlar gösterir. Hüseyin Yaşat MANAV dostları tarafından öldükten sonra da yaşatılmalı ve anılmalıdır. Ruhu şad olsun, Allah kabir azabından korusun. 19.07.2015. Hasan ŞİMŞEK